Dilinizi Seçin

Fırat nehrinin kıyısında bulunan Birecik'in nüfusu 2016 yılı TUİK verilerine göre nüfusu 93 bin 668. Birecik'in önemli bir özelliği nesli tükenmeye yüz tutan Kelaynak Kuşlarının dünyada doğal olarak yaşadığı belli başlı birkaç yerden biri olmasıdır.Birecik yüzey şekillerinin elverişliliği ve Fırat kenarında yer almasından dolayı tarih boyunca önemli yerleşimlere sahne olmuştur. 2. binde Hititlerin elinde bulunan Birecik MÖ 9. yüzyılda Asurların eline geçti. Birecik sırasıyla Pers Makedonya Roma ve Bizans egemenliklerini yaşadı. 780'de Arap işgaline uğradı.

11. Yüzyıl sonralarındaki Selçuklu egemenliğinden sonra yeniden Bizans'ın eline geçti. Artuklu Eyyubi Akkoyunlu ve Karakoyunlu dönemlerini 1502'de başlayan Safevi egemenliği izledi.Birecik 1517'de Osmanlı topraklarına katıldı. 1919'da bir süre İngiliz işgalinde kaldı 19. yy. sonralarında Halep vilayetinin Urfa sancağına bağlı bir kaza iken Cumhuriyetle birlikte Şanlıurfa İline bağlandı. Birecik Kalesi kentteki tek önemli tarihsel yapıdır. Asurlar zamanında yapılmış çeşitli dönemlerde onarımdan geçmiştir. Büyük kesme taşlardan yapılmış yüksekliği 30-40 m'yi bulunan duvarları üstünde 12 burç bulunmaktadır.

Birecik Belediyesi Cumhuriyet'ten önce kurulmuştur.Yüzölçümü 852 km2 olan Birecik ilçesi kuzeyde Halfeti kuzeydoğuda Bozova doğuda Suruç ilçeleri güneyde Suriye batıda Gaziantep iliyle çevrilidir. Birecik sayılan merkezlere karayolu ile bağlanmaktadır. 1956'da Fırat üzerine o dönemde Türkiye'nin en uzun köprülerinden biri olan Birecik Köprüsü'nün yapılmasıyla büyük bir gelişme yaşamıştır.İlçedeki temel ekonomik etkinlik tarım ve tarıma dayalı küçük sanayidir. Bitkisel üretim oldukça çeşitlenmiştir.

İklimin ve toprakların elverişliliği nedeniyle buğday ve arpa gibi tahılların yanı sıra mercimek pamuk ve antepfıstığı gibi ürünler yetiştirilir. Şanlıurfa ilinde zeytinciliğin en gelişkin olduğu ilçe Birecik'tir. En çok küçükbaş hayvan beslenir; yağ peynir yün yapağı gibi hayvansal ürünler elde edilir. Sanayi başta dokuma ve gıda olmak üzere yetiştirilen tarım ürünlerinin işlenmesine dayanan küçük işyerlerinden oluşur.


Fırat Nehri’nin doğu kıyısında bulunan Şanlıurfa’nın Birecik ilçesi kelaynak kuşları, nohut dürümü, patlıcan kebabı ve künefe tatlısı ile meşhur bir yerdir. Yüzyıllar boyunca Fırat Nehri’nin karşıya geçildiği önemli bir nokta olmuştur. 20. yüzyılın başına kadar birçok tersanenin bulunduğu Birecik, Fırat Nehri üzerinde yapılan nehir taşımacılığı açısından önemli bir yerdi. 1565 senesinde yaklaşık 400 Osmanlı teknesi Birecik’ten yola çıkmış ve bunun 150 kadarı Basra Körfezi’ne kadar asker ve erzak taşımıştır. 1836 yılında İngiliz Donanması’na ait Euphrates (Fırat) isimli buharlı bir gemi Basra Körfezi’nden Birecik’e kadar bir keşif gezisi yapmış, Hindistan ticareti için alternatif yollar aramıştır.

Bugün Birecik ilçe merkezinde Birecik Kalesi ve kale kapıları dışında pek fazla tarihi bir yapı kalmamıştır. Restore edilen kale Fırat Nehri kıyısında Halfeti yolu üzerinde bulunur. Selefkoslar döneminde (M.Ö. 298 – 236) inşa edilen kale, Romalılar, Haçlılar ve Memluklüler döneminde defalarca onarım görmüştür. Kale kapıları üzerindeki yazıtlardan kalenin 1483 yılında Memluklüler Dönemi’nde onarım gördüğü anlaşılmaktadır.Kentin kapıları şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Bugün halen ayakta olan kapıları Meçan Kapı, Urfa Kapı ve Meydan Kapısı’dır.

1956 yılında inşa edilen Birecik Köprüsü ile Birecik kara taşımacılığının merkezi haline gelmiş, Fırat’ın doğusunu batısına bağlayan tek nokta olmuştur. Birecik, Fırat Nehri’nin getirmiş olduğu bereket sayesinde doğal zenginlik açısından adeta bir cennettir. Yarı çöl yaşam alanları ile bozkırlar Birecik’te kesişir ve muazzam bir biyolojik çeşitliliğe sebep olur. Birecik, özellikle kuş gözlemciler için çok önemli bir bölgedir. Dünyada nesli tükenmiş kelaynak kuşlarının son 250 kadarının halen yaşadığı tek yerdir. Kelaynak kuşuna ek olarak görülebilecek nadir kuş türleri Irak Yedikardeşi (Turdoides altirostris), Kum Kekliği (Ammoperdix griseogularis), Yeşil Arıkuşu (Merops persicus), Çöl Koşarı (Cursorius cursor), Sürmeli Kız Kuşu (Vanellus gregarius), Toy (Otis tarda), Çizgili İshak Kuşu (Otus brucei), Alaca Yalıçapkını (Ceryle rudis) ve Turaç (Francolinus francolinus)tır. Şehir merkezinde bulunan Fırat kavakları ile dolu parklarda Türkiye’nin en küçük baykuş türü olan çizgili ishak kuşu üremektedir.

Öte yandan muhteşem Fırat manzarası ile birlikte eski Birecik sokakları, sur kapıları, camileri, hamamları ve evleri fotoğraf meraklıları için birbirinden güzel kareler sunar.

Fırat Nehri’nin doğu yamacında doğal, sert kalker kayalık tepe üzerine inşa edilmiştir. İç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşur. Dış kale Selefkoslar (M.Ö. 298 -236) döneminde inşa edilmiştir. İç kalenin 13. yüzyılda yapıldığı kabul edilir. Beyaz kalker renginden dolayı Beyaz Kale (Kal’etül Beyza/Beyda) ismi ile de bilinir. Dış kale Roma (M.Ö. 30 – M.S. 395), Franklar (1098 – 1150) ve Memlüklüler (1277 – 1484) dönemleri olmak üzere üç defa onarım görmüştür. Toplam 4 kapısı ve 12 burcu vardır. Bu burçlardan Alaburç yakın zamanda restore edilmiştir.

Birecik – Halfeti yolunun 3. kilometresinde bulunan Kelaynak Üretmeİstasyonu dünyada nesli tükenmiş son 250 kadar kelaynağın yaşam alanıdır. Merkez, kuşların üreme dönemi olan ilkbahar ve yaz aylarında doğaya bırakıldığı, göç dönemi olan sonbahar aylarında ise kelaynakların kafese alınıp kış boyunca beslendiği bir alandır. Kelaynaklar burada yarı vahşi olarak hayatlarını sürdürmektedir, çünkü kelaynakların göç etmesine izin verilmemektedir. Yuvalarını Fırat Nehri’nin hemen kıyısında bulunan sarp kayalıklara yaparlar. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından idare edilen istasyonu ziyaret etmek ücretsizdir. Merkez girişindeki kafede çay-kahve ve soğuk meşrubat içerek dinlenebilir, merkezin gönüllü rehberi Mustafa Çulcuoğlu’ndan kelaynaklar ve Birecik doğası hakkında detaylı bilgiler alabilir ve çeşitli hediyelik eşyalar bulabilirsiniz.

Birecik, bozkırları, Fırat Nehri, mükemmel iklimi ve yarı-çöl bitki örtüsü nedeniyle yabani hayvan türleri için muazzam yaşam alanları oluşturur. Bu canlılardan en ilginç olanları çizgili sırtlan (Hyaena hyaena), çöl varanı (Varanus griseus), Fırat Arap tavşanı (Alactaga williamsi) ve uzun kulaklı çöl kirpisi (Hemiechinus auritus)dir. Bu canlıların nesli tehlike altında olup Türkiye’nin başka bölgelerinde kolayca görülebilen türler değildir. Göç dönemlerinde yine nesli tehlike altında ve oldukça ender görülen sürmeli kız kuşu (Vanellus gregarius), çöl koşarı (Cursorius cursor) ve toy (Otis tarda) kuşu Birecik bozkırlarında görülebilir. Öte yandan ilkbahar aylarında Birecik bozkırlarısayısız kelebek ve bitki türüyle dolar.

Birecik’in İnceler Köyü yakınlarında bulunan Deyr Şebek, yöre halkı tarafından “Kalecik’’ anlamına gelen “Keloşk’’ olarak bilinmektedir. Roma Dönemine tarihlenen alanda iki yapı kalıntısı ve bir kaya mezarlığı yer almaktadır. Alanda çevreyi gözetleyecek bir konumda inşa edilmiş olan yapının “Keçiburcu” ve “Harapsor” kalıntıları gibi Roma Dönemi’ne ait bir karakol olduğu tahmin edilmektedir.